Başlarken

 

Kalp damar cerrahisi aslında bir meslek değil tamamen yaşam tarzı haline gelen bir iştir. Daha lise yıllarında aklımın büyük bir kısmı doktor olmaktan çok kalp damar cerrahı olmak ile ilgili hayallerle dolu olduğunu itiraf etmeliyim. Uzun çalışmalar sonrasında Koşuyolu Kalp Hastanesi hedefime ulaştım. Bu okuldaki değerli hocalarım Prof. Dr. Cevat Yakut, Prof. Dr. Kaan Kırali ve bir çok hoca ve abilerimle rüya gibi zamanlar yaşadım. Hepsinin ellerinin ayrı bir sihiri ve düşüncelerinin sistematiği olduğunu görmüştüm. Zor zamanlarda nasıl soğuk kanlı kalarak, nasıl çıkış yolları aradıklarını zevkle izlemiştim. Maalesef Koşuyolu’nun büyülü havasından ayrılma zamanı gelmişti.

Koşuyolu’ndan sonra yolum Prof. Dr. Kaya Süzer ile kesişti. Bu karşılaşma hayatımın dönüm noktalarından birisidir. Değerli hocamın elini sihrini ve bilgisini, doktorluk vasfını tam anlamıyla özümsediğimi itiraf etmeliyim. Değerli hocamı ocak 2017’de aniden kaybetmemiz hepimizin hayatında kocaman bir boşluk oluşturdu maalesef.

Kalp hastalarını bu zaman içerisinde sürekli izledim. Hastalarımızın büyük bir bölümü ansızın ortaya çıkan ağır bir hastalıkla mücadele etmek zorundaydılar. Daha bir gün önce normal bir yaşamları vardı. Oysa şimdi ölümle yüz yüze bir haldelerdi. Ne kendileri ne de yakınları durumu anlamış ve kabullenmişlerdi. Hiç değişmeyen bu tablo hergün birimizin suratına en ağır şekilde çarpıyor maalesef. Ameliyata giren hastalarımızın çocuklarının, eşlerinin bakışının insanın nasıl yüreğini delip geçtiğini hissedebilirsiniz. O nedenle ameliyat sırasındaki her saniye beynimize o kadar çok kazınır ki. Ameliyat bittiğinde yaşamın kalbe yayılışını gördüğümüz anda derin bir nefes alana kadar geçen saatler.

Bazen yaşaması imkansız olan bir hastayı ölümün elinden sökerek geri almak…

Kalp cerrahı olduğum için çok mutluyum. Umarım hiçbiriniz ile karşılaşmayız. Ama karşılaşma ihtimaline karşı en iyiyi ve en doğruyu yapak için hazırlanmalıyım. Hepinize, hepimize sağlıklı güzel bir yaşam olsun.

Op. Dr. Özgür Kocamazlogo1